14 Şubat 2010 Pazar

Sevgi, emek, özveri

-Sevgililer günü ne ki?
-Ulen sana herşeyi yapıyorum bir gün bari bahanen olsun da kendimi özel hissettir günü :)

Sevgilim olsun olmasın bir şekilde evde durmazdım. Bir yerlere içmeye yada en azından yemek yemeğe giderdim. Ama malesef bu sevgililer günü öyle olmadı. Tam olarak işini son ana bırakmış olan başrol oyuncusunun alışveriş derdine kurban gittim. Evde süslendim oturdum ve sevgililer gününün yaklaşık olarak 7 saatini sevgilisiz geçirdim. Hadi dedim yine neyse benim için bişiyler yapmaya çalışıyor. Leyn bari bi demet çiçek getir be, hadi geçtim bi kırmızı gül bari kap. Tamam karanfili de severim de bende iyi anısı yok be hacıı bi güzellik yap da benim için bir değişiklik yap. Ben ayrıntı düşünürken esas adamın bu kadar yüzeysel düşünmesi çok incitti beni :(
Alel acele bulunup alınmış bir parfüm ve nerden alındığını çözemediğim tek bir karanfille kapımda belirdi. Zaten minimumda olan beklenti seviyem tamamen eksiye geçerken ağlamamak için kendimi zor tuttum. Artık orda kalıp üzüntüden yere yığılacağım anda aylardır ağzından çıkaramadığım sihirli sözcükleri ilk defa ben dile getirmeden söyledi.
Benim derdim hediye değil be esas adam benim derdim senin benim yanımda olman, senin nefesini kalp atışlarını bana "seni çok seviyorum" dediğin sesini duymam.
Keşke hiçbirşey almadan gelseydin ve bütün gün yanımda kalsaydın. Sadece o kelimeleri söyleyip günümü zaten özel yaptın :)

10 Şubat 2010 Çarşamba

Mazhar Alanson - Ah bu ben


- Funny videos are here
Kesinlikle aaah bu ben :)

Geç Kalanlar

Evet geç kaldım hem de çook geç kaldım.
Kendi kararlarımı kendim almadığım, sonucu beni üzecek kıracak hatta yeri gelince yıkacak seçimler yapmadığım ve gözümü karartıp saçmalıklar yapmaya kendime fırsat tanımadığım için çok geç kaldım. Hep bişiyleri garantide tuttum, seçimleri başkalarına yaptırıp, çıkan sonuçları onlara yükledim.
Hep birilerini düşünüm, hep birilerinin yönlendirmesine ihtiyaç duydum hala duyuyorum. Çok kızsam da kendime değişemiyorum, yapamıyorum :(

"sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.

bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı.

siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.

gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı."
Behçet Necatigil

Nerden çıktı şimdi bu geç kalmak, Ankara Devlet Tiyatrosundan :)
Konu mükemmel (bence tabii)DTGM sayfasından alıntı olarak;

Geç kalanları göstermek istiyoruz…yolun başında olanlar gecikmesin diye…Çok fazla zamanımız yok.Hemen, şimdi, şu anda söylenmeli ve yaşanmalı…Ne söylenecekse… Ne yaşanacaksa… Seyircimize mesajımız basit aslında “hayat ’seni seviyorum’ demeyi erteleyecek kadar uzun değil… hepsi bu…

Di mi :)

4 Şubat 2010 Perşembe

Aşk Özgürlük Tekbaşınalık

Neriman'ı ilk ağlarken görmüştüm. Evini ailesini özlemişti. Ben burada ne arıyorum mantıklı soruları içinde kendine mantıksız cevaplar aramaya çalışıyordu. Malesef yurdu da çıkmamıştı ve uzaktan akrabası olan bir anlayışsızın yanında kalıyordu.
Gelelim bana, ben zaten ÖSS'ye gireceğim sabah koliler içinde uyanıp, sınavdan sonra paketlenmeyen kolileri kapatıp, eşyaları Aydın'a yolcu etmiştim. 8 sene süren Kayseri maceram ve odunsu hayatım böylece sona ermişti. Neyse sonuç olarak ÖSS'de benden bekleneni yerine getirememiş ve tahminden aşağı puan almıştım. Tercihler desen tam bir fiyaskoydu çünkü tercihler açıklandığında ben göz yanılgısıyla kazandığım yeri GAZİ Eczacılık olarak görmüş, sevinç çığlıkları atmış ama bilgisayar ekranına dikkatlice bakınca GAZİ BÖTE'yi kazandığımı öğrenmiştim.
Kayıtlar başlayıncaya kadar hergün ağlamış başka çare yokmuş gibi!! kuzu kuzu gidip kayıt yaptırmıştım. Yani Neriman'ı gördüğüm ilk gün ben tüm hayal kırıklıklarımı yaşamış ve beklentisiz bir biçimde sınıfa girmiştim.
Neriman ile sohbet edince bana sarılmış ve Kayseri'ye ait bir koku bulmaya çalışmıştı. Ben tabiri caizse ergenliğimi harcadığım Kayseri'ye Neriman sayesinde yeniden bağlanmış oldum.
Neriman şu dünyada beni tarafsız anlayabilecek ve beni tüm saçmalıklarıma rağmen dinleme sabrını gösterecek tek kişi, hatta dost :) Onun akıl ufkunun genişliği, kendini geliştirme kapasitesi ve çabası açıkcası benim için hep hayret verici oldu. Sadece biraz cesaret biraz azim gerekli tüm o güzel düşüncelerini hayata geçirmek için.

Nerden nereye...
Ben aslında onun bana önerdiği bir kitabın tanıtım yazısına burda yer vermek istiyorum, aşk'a dair. Ayrıca Neriman hakkında da burda bir bilgi, bir iz olsun istedim.
Aslında benim "aşk" tanımıma pek uygun bir yazı değil bu ama hep bahsettiğim öğrenmem gereken "aşk" hakkında öyle güzel yazmış ki, dönüp dönüp okuyup, ezber yapma gerekliliği hissettiğim için burda olmalı diye düşündüm.
Oku Duygu oku, oku ve öğren, hatta kafana kazı!!

Aşk Özgürlük Tekbaşınalık & İlişkilerde Çözüm, Osho (Bhagwan Shree Rajneesh),Meral Bolak, BUTİK YAYINLARI

"Aşk bağlılığa dönüştüğü anda ilişki haline gelir. Aşk taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer. Özgürlüğünü elinden alır; göklerde uçamazsın, kafeslenmişsindir.
Aşkın özgürlük verici bir kalitede olması lazım, sana zincir vurması değil; sana kanat takıp mümkün olduğunca yükseklere uçmanı sağlaması lazım.
Unutma, aşk sınır tanımaz. Aşk kıskanç olamaz, çünkü aşk sahiplenmez. Sevdiğin için bir insanı sahiplendiğin fikri çok çirkin. Birisine sahipsin bu demektir ki onu öldürdün ve ticari bir mala dönüştürdün. Sadece eşyalara sahip olunur. Aşk özgürlük verir.
Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır. Egoistçe aşkta ise iki kişi vardır, seven ve sevilen. Ve ne zaman seven ile sevilen olsa aşk yok olur.
Aşk olduğu zaman seven ve sevilen birlikte aşkın içinde kaybolur.
Eğer özgürlük ve aşka sahip olursan başka şeye ihtiyacın kalmaz. Elde etmişsindir sana yaşam işte bunun için verildi.
Sevgilinin niçin seninle olmak istemediğini anlamaya çalış. Seni reddettiğinden değil seni ne kadar çok sevdiğini biliyorsun, ama bazen yalnız kalmak istiyor. Sen de onu seviyorsan yalnız bırakırsın; ona işkence yapmazsın. Adam yalnız kalmak istiyorsa kadın, “Artık benimle ilgilenmiyor, belki de başka bir kadına ilgi duyuyor.. diye düşünmez. Akıllı eş diğerini yalnız bırakır ki tekrar kendini toplayabilsin, yeniden paylaşacak enerjisi olsun. Ve bu ritim gece ve gündüz gibidir, yaz ve kış gibi; değişir durur."
kaynak:www.kitapyurdu.com

2 Şubat 2010 Salı

Öğrenmem gerek

Her gülüşün ardından bana bir burukluk yaşatmanı artık öğrenmem gerek. Sen farkında olsan da olmasan da senin için kendimi yırtmayı artık bırakmam gerek. Sana hiçbirşey öğretemedim artık herşeyi benim öğrenmem gerek.
Niye öğreniyorum bunca şeyi? Niye? Artık seninde birşeyler söylemen gerek, en azından söyleyebilmeyi öğrenmen gerek.
Bu gelgitler yormaya başladı beni ve şevkimi kırmaya.
En önemlisi ve ne yazık ki kaçınılmaz olarak yalnız olmayı öğrenmem gerek.